Vakıf İncelemesi – Isaac Asimov

Vakıf incelemesini buradan dinleyebilirsiniz.

İçerik Özeti

İçerikte Isaac Asimov‘un klasikleşmiş serisi Vakıf’ın kronolojik olarak ilk, öykünün ilerleyişi açısından üçüncü kitabı Vakıf‘ı inceleyeceğiz.

Vakıf bu serinin en özel kitabı. Hem Isaac Asimov‘un seriye ilişkin yazdığı ilk kitap olması nedeniyle hem de bilimkurguya getirdiği solukla benzersiz bir yapıt.

Vakıf Fiyat Karşılaştırması

Kitapyurduİthaki
158,40
İdefixİthakiERROR
İlknoktaİthaki
143,00 TL

Daha önce burada Vakıf serisini okumak için ya kronolojik olarak ya da öykünün ilerleyişine göre giden iki yolu tercih edebileceğinizi belirtmiştik. Vakıf’ın da aynı Yıldız Savaşları’ndaki gibi bir ileriye bir geriye giden bir çıkış sırası var. Biz, hayranları karşı çıksa da seriye öykünün ilerleyişine göre olan sırayı takip ederek başladık. Tercihinize bağlı olarak Vakıf’ı hangi sırayla okuyabileceğinize ilişkin şöyle de bir okuma sırası paylaşmıştık. 

Vakıf'ın İthaki'den çıkan kapağı

Vakıf’ın İthaki’den çıkan kapağı

Seriye ilişkin önceki incelemelerimizde belirttiğimiz üzere Vakıf serisi dünya siyasi tarihine ilişkin gönderimlerde bulunan politik bir bilimkurgu. Politik atmosferi bilimkurgunun içine taşımak, bizim dünyadaki olaylara dışarıdan bakmamızı sağlayan sıra dışı bir yol olduğu için de çok değerli.

Serinin yaratıcısı Isaac Asimov‘un yaşamına bakalım. 

Isaac Asımov Kimdir?

Asimov için Fineart tarafından üretilen bir tablo

Asimov için Fineart tarafından üretilen bir tablo

Isaac Asimov, 1920 yılında Rusya’nın Petroviç kentinde dünyaya geliyor. Üç yaşındayken ailesiyle birlikte Amerika’ya geliyor. Çocukluğu ve ilk öğrenimi Brooklyn’de geçiyor. Colombia Üniversitesi’ne biyoloji eğitimi almak için giriyor ama daha sonra derslerini saydırarak Kimya bölümüne geçiş yapıyor ve 1939’da mezun oluyor.

Bu eğitim, onun bir biyokimyacı olmasının yanında popüler bir bilim yazarı olmasını ve bilimkurgularında yer alan icat ve keşiflerin bilimsel açıdan kusursuz olmasını sağlıyor. 

Toplamda 500’den fazla yapıt, sayısız podcast, yüzlerce mektup ve kartpostalla gelmiş geçmiş en üretken yazarlardan biri olan Isaac Asimov, bugün sinemaya da esin veren unutulmaz yapıtlarını ardında bırakarak 6 Nisan 1992’de aramızdan ayrılıyor. 

Vakıf’ın Özeti

Biliyorsunuz seri, insanlığın kolonize olarak evrene yayıldığı ve farklı gezegenlerde yaşamaya başladığı bir gelecekte geçiyor. 

Ancak galaktik bir imparatorluk altında birbirleriyle savaşmadan yaşayan bu gezegenler Galaktik İmparatorluğun dağılmaya başlamasıyla bambaşka bir tarihsel gerçekliğin içine düşüyor. 

Bu noktada öykü, matematikçi Hari Seldon‘ın kurduğu psikotarih bilimiyle genişliyor ve geleceğin makro ölçekte olasılıklarla tahmin edilebileceğini ortaya koyuyor. Seldon’ın psikotarih biliminin bulduğu ilk şeyse Galaktik İmparatorluğun yakın gelecekte kesin olarak yıkılacağı. Seldon evreni on bin yıllık bir iç savaşın ve gerilemenin beklediğini öngörüyor ve bu durumu değiştirmek için ömrünün geri kalanını en azından bu süreyi bin yıla düşürecek bir proje tasarlamaya adıyor. 

Bu proje Galaktik İmparatorluğun merkezi Trantor’dan çok uzakta, evrenin sınırlarında bir gezegende Vakıf’ı kurmak.

Asimov'un Vakıf'ı

Asimov’un Vakıf’ı

Roman, Hari Seldon’ın kurduğu ve yolunu büyük ölçüde çizdiği bu Vakıf’ta geçiyor. Anlatı boyunca Vakıf’ın, etrafındaki sınır gezegenlerle din, ekonomi ve bilim alanında kurduğu ilişkileri, savaştan nasıl kaçındığını ve dengeleri nasıl koruduğunu anlatıyor. 

150 yıllık süreci anlatan roman aşılmaz zannettiğimiz krizlerin nasıl kendi kendine çözüldüğünü şu biçimde anlatıyor. 

“Her krizde hareket serbestimiz tek çıkar yol kalacak biçimde sınırlanacakmış.”

Dolayısıyla önlem alınamayacak kadar ani ve ciddi krizler konusunda tek çıkar yol kalıncaya kadar beklemek, zaten geriye kaygılanacak bir şey bırakmayan tek insan tercihi. Romana göre bütün iş sabırda. Zamana daha geniş bir biçimde bakabilmekte. 

Vakıf’ın Konusu

İnsanların milyonlarca yıldır yeryüzünde olduğunu biliyoruz. Ancak özellikle semavi dinlerin tarihine baktığımız zaman çok da uzak bir geçmişe gitmediğini ve devlet yapılarıyla benzer zamanlarda ortaya çıktığını görüyoruz. 

Vakıf’ta da sanki bu gerçek üzerinde çokça duruluyor ve Vakıf, sınırda başına bela olabilecek dört gezegenle dini kullanarak başa çıkıyor. Ancak bu durum romanın ilerleyen aşamalarında Vakıf’ın ekonomik bir güce dönüşmesiyle başka bir şeye evriliyor. 

Kitabın ortaya koyduğu sav gerçekten de tarihtekine benziyor. Eskiden binlerce kilometre ötedeki bir devleti hristiyanlaştırdığınız zaman onu Vatikan’a tabi hale getirebiliyor ve onun görüşleri doğrultusunda hareket ettirebiliyordunuz. Ancak sanayi devrimi ve özellikle 20. yüzyılın sonlarında insanlar dini kurumlara eskisi kadar önem atfetmemeye, atfetseler de dünyevi işlere çok karıştırmamaya başladılar. Bunun yerini ekonomik değerler ve ürünler aldı.

Bir açık artırma sitesinde 275 dolara satılan Asimov imzalı bir fotoğraf

Bir açık artırma sitesinde 275 dolara satılan Asimov imzalı bir fotoğraf

Roman bu ve buna benzer üzerine kafa yorulacak çok fazla töz barındırıyor. Bu arada romanda bir din karşıtlığı olmadığını, dinlerin uygarlığın gelişimine katkıda bulunmuş en büyük etmenlerden biri olduğunu vurguladığını belirtelim.

Vakıf Alıntıları 

Vakıf, aforizmalar söylemeye çalışmadan somut yaşam durumları üzerinden hızlı bir biçimde ilerleyen bir yapıt. O yüzden belki altını çizeceğiniz çok fazla satırla karşılaşmıyorsunuz ama topyekün baktığınızda önemli düşünceler barındırdığını da seziyorsunuz. Söz gelimi romanda ahmak bir yönetici hakkındaki şu belirleme üzerine düşünülmesi gereken bir belirleme

“Burnu ve gözü tam tarif ettiğiniz gibi ama saçları çoktan kırlaştı. Oyunu da kalleşçe oynuyor. Şansımıza, gezegenin en büyük ahmağı o. Kendisini şeytanın ta kendisi sanması da bu ahmaklığı daha da bir ortaya koyuyor.” – Sayfa 123.

Freudyenvari analizler içeren aşağıdaki gibi pasajlarla karşılaşmak olanaklı.

“Zorlu meselelerin üstünden gelmeye hala çok hevesli. Bu bizim açımızdan talihsizlik bir bakıma; adamın kendine sonsuz bir güveni var. Bunun kökeninde aşağılık kompleksi saklı olması kuvvetle muhtemel.” – Sayfa 123

Ya da 

“Biliyorum. Ateşe körükle giden kişi, bir alev görmezse yangını kendisi çıkarır.” – 174

Vakıf Genel Değerlendirme 

Ben öykünün ilerleyişine göre üçüncü sırada olan bu romanı, öykünün başlangıç yıllarını anlatan ve Asimov’un olgunluk döneminde yazdığı Vakıf Kurulurken ve Vakıf İleri kadar beğenmedim. Bunun belli başlı sebepleri var. 

Birincisi, evet çoğunlukla büyük anlatılar büyük zaman dilimlerini kapsar. Bu roman da 150 yıl gibi büyük bir dönemi anlatıyor ama sanki krizler arasında yeteri kadar bağ kurulmuyor gibi. Politik ve sosyolojik dönüşümleri izlemek olanaklı ama bunu takip eden bir olay ve karakter sürekliliği de olmayınca romanın öykünün başlangıcına göre biraz kopuk ve boşta kalan yanlarının olduğunu belirtmek olanaklı. 

İkincisi, romanda betimlenen kurgusal icatlar ve silahlar öykünün başını ele alan romanlardaki gibi okuru ikna edecek teknik açıklamalardan ve detaylardan yoksun. İstediği nesneyi altına dönüştüren nükleer enerjiyle çalışan bir alet, bilimsel temelleri açıklanmadıkça bilimkurgudan ziyade fantastik bir izlenim bırakıyor. Belki bunu yazarın kitabı yirmili yaşlarda yazmasına ve bilimkurguda yeteri kadar yetkinleşmemiş olmasına bağlayabiliriz.

Bunun yanında romanın iyi yanları da var elbette. İlk olarak dinin ve ekonominin uygarlığa ve toplumsal yaşama hangi aşamada ne gibi katkıları olduğunu yeniden düşünmemizi sağlıyor. 

Nasıl ki bundan 600 yıl önce binlerce kilometre uzaktaki bir ülkeyi yalnızca Hristiyan yapmanız Vatikan’a bağlı olmaları için yeterliyse, Vakıf’ın ilk zamanları da gezegenlerin dini bağlılıklarından hareketle ilerliyor. Ancak nasıl ki bugün dinin böyle bir gücü kalmamışsa Vakıf’ta da zaman geçtikçe dinin etkisi zayıflıyor ve bunun yerine ekonomik değerler ve ürünler geliyor.

Din ve ekonomi kavramları arasındaki bu güç değişimi dünya tarihine de ilginç bir bakış olmuş. 

İthaki’nin basımının özenli olduğunu da belirtmek gerekir. Biliyorsunuz İthaki uzun süredir bilim kurgu kitaplarını yeniden basıyor ve ortaya muhteşem bir külliyat çıkardı. Bu çok değerli bir çaba. Ancak romanın bazı yerlerinde bu sefer hakikaten çeviri kokan bir çok tümceye rastladık. Bir dahaki baskıda gözden geçirilmesi yerinde olacaktır. 

Her Vakıf serisi romanı incelemesinde söylüyoruz. Seride sözü edilen psikotarih, geleceği matematiksel formüllerle tahmin etme üzerine kurulu kurgusal bir bilim olsa da aslında gerçek yaşamda da var sevgili okur. Bugün elimizde tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar çok ve büyük bir veri var ve biz artık bu verileri yorumlamakta daha önce görülmediği kadar iyiyiz. Bilimin verilerinden yararlanılarak yapılan analizler ve gelecek tahminleri günümüzde de tutarlı sonuçlar veriyor artık.

Kaynaklar

http://www.ithaki.com.tr/

https://eksisozluk.com/

Vakıf İncelemesi - Isaac Asimov
  • Anlatı
  • Kurgu
  • Biçem
  • Atmofer
4

Kısaca Görüşüm

Vakıf serisinde anlatılan öykünün önceki bölümleri kadar başarılı bulmadığım ama özellikle din ve ekonominin uygarlığın gelişimine sunduğu etkiyi düşündürmesi açısından önemli kapılar açan bir roman.

Yorum Yaz