Kara Kitap İncelemesi – Orhan Pamuk

İçerik Özeti

Bu incelemede Orhan Pamuk’un yaşam öyküsüne kısaca değindikten sonra Kara Kitap özetine yer verecek, romanı değerlendirip Kara Kitap konusunu tartışacağız.

Kara Kitap Fiyat Karşılaştırması

KitapyurduYapı Kredi Yayımları
27,23
İdefixYapı Kredi Yayımları
29,25 TL
İlknoktaYapı Kredi Yayımları
33,75 TL
PandoraYapı Kredi Yayımları 36,00 TL

Orhan Pamuk Kimdir?

Orhan Pamuk roman çalışmalarına gömülmüşken.

Orhan Pamuk roman çalışmalarına gömülmüşken.

1952 yılında varlıklı bir ailenin çocuğu olarak İstanbul’da dünyaya gelen Orhan Pamuk, içine doğduğu refahın da etkisiyle yaşamını edebiyata adama talihine sahip oldu. Tarihin talihle uyuştuğu bu anlar benim çok dikkatimi çeker sevgili okur. Talihin hayatta nadir de olsa yetenek sahibiyle buluştuğu bu gibi örnekler mutlaka ses getiren işlerin ortaya çıkmasını sağlar. Buna benzer örnekleri görmek için Stefan Zweig’ın İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar adlı yapıtını okuyabilirsiniz.

Gelelim Orhan Pamuk’a. İlk romanını 1979’da yayımlayan Orhan Pamuk, bu romanla Milliyet Roman yarışmasında birincilik elde ediyor. Ardından Cevdet Bey ve Oğulları romanıyla Orhan Kemal Roman Ödülü’nü alıyor. Bilirsiniz Türkiye’de öykücünün gelişini Sait Faik Hikaye Armağanından romancının gelişinin de Orhan Kemal Roman Ödülünden anlarsınız.

Orhan Pamuk da bu etkinlikleri haksız çıkartmıyor ve gelecek yıllara damgasını vuracak romanlarla geçtim Türkiye’yi dünya yazın tarihinde adı çokça duyulacak bir insan haline geliyor. Amerika’da, Fransa’da, İrlanda’da aldığı önemli ödüllerle çağdaş Türk yazınının belki en iyi değil ama en tanınmış ve en prestijli yazarlarından biri haline geliyor.

Ancak özellikle Kar romanı ve 2005 yılında bir İsviçre dergisine verdiği röportajda kurduğu “Bu topraklarda 30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürüldü.” tümcesi nedeniyle ciddi politik tartışmaların ortasına oturuyor ve TCK’nin 301. Maddesinden (Türklüğe Hakaret) dava açılıyor. Bu olayın üstünden bir yıl geçtikten sonra 2006 yılında ise Nobel ödülünü alan ilk Türk oluyor ve Babamın Bavulu adını verdiği ödül konuşmasını tüm Dünya’ya Türkçe olarak okuyor. Orhan Pamuk’un aldığı bu ödül çokça tartışmayı da beraberinde getiriyor.

Refahın ve edebiyat ilgisinin getirdiği talihle yaşamına başlayan yazar, talihsizlik o ki: Türkiye’de tepkiyle karşılanan açıklamalarından bir yıl sonra Nobel ödülü alınca, kimi Türk ve batılı aydınlar tarafından ödülün politik olduğu iddiasıyla eleştiriliyor.

Bana sorarsanız burada hem politik hem de politik olmayan bir durum var. Nobel ödülü yalnızca politik olarak verilmiyor evet. Ama söz gelimi aynı tarihlerde eğer komitenin önünde biri Afgan aktivist bir kadın romancı ile Fransız bir entelektüel varsa komite doğrudan Afgan aktivist kadına ödül vermeyi tercih ediyor. Bu bir tercih. Doğruluğu yanlışlığı tartışılır. Afgan kadın yazar da ödülü niteliksiz olduğu için almıyor bilakis Fransız kadar belki Fransız’dan da yetenekli ancak bu ödülün verilmesinde ek bir etki yaratıyor diye düşünüyorum. Orhan Pamuk’un da bu ödülü almasında Türkiye’nin düşünce özgürlüğü alanında batı dünyasına göre yetersiz bir görünüm sergiliyor olması etki etmiştir diye düşünüyorum.

Orhan Pamuk Kitapları

Kara Kitap’ın incelemesine geçmeden önce, diğer kitapları hakkındaki tartışmalara da değinmek gerekir. Kimi eleştirmenler Orhan Pamuk romanlarının teknik açıdan çok başarılı olduğunu ve kendisinin çok titiz olduğunu belirtirler. Haklıdırlar da ancak kendisinin Türkçe’yi kullanımı konusunda yetersiz bir görünüm sergilediğini kanıtlarıyla ortaya koyan Tahsin Yücel de haklıdır. Tahsin Yücel’in Kara Kitap Üzerine yazısına Kara Kitap Üzerine bağlantısına tıklayarak erişebilirsiniz.

Murat Bardakçı’nın kanıtlarıyla eski Türk edebiyatından çokça esinlendiğine ilişkin iddiaları da yersiz ya da yabancı iddialar değillerdir ve hepsinin bir haklılık payı vardır. Ancak bütün bunlardan bağımsız olarak düşünecek olursak eleştiri sahiplerinin birçoğunun da kabul ettiği üzere Orhan Pamuk bu ülkenin gurur duyması gereken önemli bir yazarıdır.

Nobel ödülü almış Türk bir yazarın Milliyetçiler tarafından sevilmemesi de bu ülkenin ironik durumlarından biridir. Neden ironik? Farklı milletlere ait birçok Nobel ödüllü yazar muhalif hatta ayrılıkçı düşüncelere bile sahip olsa, milletin yarattığı bir değer olarak saygı görür. Ancak Türkiye’de Orhan Pamuk istese de istemese de oturduğu politik konum itibariyle hem iktidar hem de muhalefet tarafından sürekli olumsuz eleştirilere maruz kalmaktan kurtulamamıştır.

Orhan Pamuk, özenli bir yazardır. Romanlarını ortaya koymadan önce senelerce çalışır o yüzden dört ya da beş yılda bir roman yayımlamaktadır. Ancak bu özeninin yanında üretkendir de. Yayımlanan kitaplarını tarih sırasına göre aşağıda görmek olanaklı:

  • Cevdet Bey ve Oğulları
  • Sessiz Ev
  • Beyaz Kale
  • Kara Kitap
  • Gizli yüz
  • Yeni Hayat
  • Benim Adım Kırmızı
  • Öteki Renkler
  • Kar
  • İstanbul: Hatıralar ve Şehir
  • Babamın Bavulu
  • Masumiyet Müzesi
  • Manzaradan Parçalar
  • Saf ve Düşünceli Romancı
  • Şeylerin Masumiyeti
  • Ben Bir Ağacım
  • Kafamda Bir Tuhaflık
  • Kara Kitap 25 Yaşında
  • Resimli İstanbul – Hatıralar ve Şehir
  • Kırmızı Saçlı Kadın
  • Hatıraların Masumiyeti
  • Babalar, Analar ve Oğullar
  • Balkon
  • Turuncu
  • Veba Geceleri

Kara Kitap Özeti

Diğer yapıtları gibi çokça tartışmaya yol açan Kara Kitap özeti aşağı yukarı şöyledir: Ünlü köşe yazarı Celal Salik’in akrabası Galip, karısının evden gitmesi üzerine İstanbul sokaklarında karısını aramaya çıkmaktadır. Galip, bu arayış boyunca Celal Salik’in yazılarıyla dolu kafasını İstanbul’un türlü yerlerine bir rüyada sayıklar gibi götürmüştür. Bu yazarın, okurun hangi ipucunu takip edeceğini bilemediği detaylarla dolu bir dönem portresi çizmesini sağlamıştır.

Romanın bitiminde Galip, arayışının sonunda kimi yorumlara göre aradığını bulmuş kimine göre bulamamış ama en sonunda değişmiş olarak kişisel öyküsünü tamamlamıştır.

Kara Kitap Konusu

Kara Kitap konusu itibariyle bir dönem romanına benzer özellikler taşımaktadır. Ancak çok katmanlı yapısı ve öykü anlatmadaki kusursuz tekniğiyle diğer dönem romanlarından ayrılmaktadır. Yazar, karısını ve Celal’i ararken aslında kendini bulan bir karakter üzerinden kendi olamamak düşüncesine, doğu batı çatışmasına çağdaşlarından farklı bir bakış açısıyla yaklaşmış, düşüncesini tezli bir roman olmaktan kurtararak bu çatışmayı yazınsal ve estetik bir niteliğe bürümeyi başarmıştır.

Kara Kitap, bir öykünün anlatıldığı, bir de gazetede çıkan köşe yazılarının olduğu bölümler biçiminde ilerlemektedir. Hurufilik ögesine de sıkça değinen yapıtta yer alan bu köşe yazıları doğrudan öykünün akışına etki etmektedir ve gelecekte olacaklara ilişkin de ilk bakışta görünmeyen ipuçları taşımaktadır.

Kara Kitap'ın Yapı Kredi Yayımlarından çıkan kapağı

Kara Kitap’ın Yapı Kredi Yayımlarından çıkan kapağı

Araya giren köşe yazıları okurun öykünün nasıl devam edeceğine ilişkin merakını devindirmekte ve John Steinbeck’in Gazap Üzümleri’nde bir dönemi anlattığı bölüm bir de öyküyü anlattığı bölüm olan roman kurgusuna benzerlik taşımaktadır.

Kara Kitap Alıntıları

Kara Kitap alıntıları bölümünde göreceğiz ki Orhan Pamuk büyük bir okurdur. Romanında da okuduğu metinlere sıkça gönderimde bulunmuştur.

Bizden sonra en iyi izi Sherlock Holmes sürerdi, sonra Bekos Bill’in arkadaşı Beyaz Tüy, sonra da İnce Memed’in düşmanı Topal Ali. Okuyucu ey okuyucu sen de izliyor musun harflerimi?”- Sayfa 303

Kimilerinde daha fazla yer verir bu okuduklarının içeriğine:

Gözyaşları içindeki bir erkek niye telaşlandırır bizi? Ağlayan bir kadını, günlük hayatımızın sıra dışı ama duygulu ve acıklı bir parçası olarak görebilir, içtenlik ve sevgiyle benimseriz onu. Ağlayan bir erkek ise çaresizlik duygusuyla doldurur içimizi. Tıpkı dünyanın sonuna gelir gibi ya yapılabilecek şeylerin sonuna gelmiştir bu adam -bir sevdiğinin ölümünde olduğu gibi- ya da dünyasında bizimkiyle uyuşmayan bir yan vardır; huzursuz edici, hatta dehşet verici bir yan. Yüz dediğimiz ve tanıdığımızı sandığımız haritada hiç tanımadığımız bir ülkeye rast gelmenin şakınlığını ve dehşetini hepimiz biliriz. Bu konuda, Naima’nın Tarih’inin VI. cildinde ve Mehmet Halife’nin Tarihi Gılmani’sinde anlatılan bir hikayeye, Edirneli Kadri’nin Cellatlar Tarihi’nde rast geldim. – Sayfa 258.

Doğu – Batı çatışmasını ise kendi ülkesinden örnekleyen aşağıdaki gibi pasajlar vardır Kara Kitap’ta:

“Dinle o zaman. Yıllardır esrar diye bizleri peşinden koşturduğun gerçeğin şu olduğuna karar verdim; senin de bilmeden bildiğin, anlamadan yazdığın gibi: Kimse kendisi olamaz bu ülkede! Yenikler ve ezikler ülkesinde var olmak bir başkası olmaktır. Bir başkasıyım o halde varım! Peki yerinde olmak için can attığım o bir başkası da sakın bir başkası olmasın?”- Sayfa 351

Alıntılar bölümünü bu ülkede yaşayıp kaygıdan bir türlü hareket etmemiş yaşlılardan olmamak adına aşağıdaki alıntıyla bitirelim:

“Yetmiş üç yaşına geldiğimiz için, bizim gibi bütün insanların başına geldiği gibi, yetmiş üç yaşına gelip bütün hayatımızı boşa geçirdiğimizi bildiğimiz için kavga edecektik. – Sayfa 413.

Kara Kitap’a İlişkin Genel Değerlendirme

Bir kere Kara Kitap’ın sayfa sayısı sizi yanıltmasın, düşük punto ve sayfa yerleşimi sayesinde o kadar sayfaya sığmış. Roman göründüğünden daha hacimli.

Onun dışında romanda kimi yerlerde o kadar çok detay var ki ve bu detayların her birinin o kadar anlamlı olma olasılığı var ki okurken insanı hayli yoruyor. Söz gelimi ben okurken kimi zaman sanki bu kadar detay fazla olmamış mı? diye sormaktan kendimi alamadım. Evet biz okur da Galip gibi bazen yolumuzu kaybediyoruz ama bu iyi bir şey mi yoksa kötü bir şey mi emin olamadım.

Orhan Pamuk istese de istemese de Türk halkı için bir taraftan da politik bir yerde konumlanıyor.

Orhan Pamuk istese de istemese de Türk halkı için bir taraftan da politik bir yerde konumlanıyor.

Roman sonu itibariyle çok anlamlı bir okuma vadediyor ancak söz gelimi eleştirmenler tarafından kolaylıkla bulunan bir yorumu ben iyi bir okur olduğumu düşünmeme rağmen keşfedemedim. Okurken çok yorulduğum için bunu düşünemedim. Hem kendime kızdım hem de acaba sanki kitap bu konuda çok mu kapalı diye düşünmeden edemedim.

Bilemiyorum. Nobel komitesi en çok bu kitaptan etkilenmiş belki de ben yeterince iyi bir okur değilim ve geleneksel metinler okumaya alışkınım ama bence bu kadar detay biraz fazla ve okuru yoruyor sevgili okur. Ancak genel olarak sırf bu soruları sordurması nedeniyle ve sunduğu katman katman çok anlamlı okuma olanağıyla bile benzersiz bir yapıt olduğunu ve ben Türk edebiyatına ilgiliyim diyen herkesin mutlaka okuması gereken bir roman olduğunu belirtmek gerekli.

Kaynaklar

http://www.dipnotkitap.net/deneme/Kara_Kitap_Tahsin_Yucel.htm

https://maiotik.com/john-steinbeck-gazap-uzumleri/

  • Anlatı
  • Kurgu
  • Biçem
  • Atmofer
4.8

Kısaca Görüşüm

Okuru yoracak kadar çok detayla kurgulanmasına rağmen, doğu batı çatışmasını benzersiz bir biçimde ele aldığı ve bir toplumun yaşadığı kimlik bunalımını estetik olarak aktarabildiği için mutlaka okunması gereken bir Orhan Pamuk romanı.

Yorum Yaz